Geleceğe Dönüş’ün 2015′i
Bizim kuşağın Parliament Sinema Kuşağı’nda izleyerek bitirdiği ve hepimizde DMC’ye derin bir hayranlık bırakan üçlemesi Back to the Future serisinin ilk filminin sonunda Doktor E.Brown (Christopher Lloyd) Marty’e (Michael J.Fox) kendisi ile geleceğe gelmesini, zira gelecekte onları ciddi bir tehlike beklediğini söyler, ve ilk filmde şimşek gücü ile zar zor çalıştırılıp 1955′ten 1987′e gelmeyi başaran De Lorean (zaman makinesi olarak anılan DMC modelinin adı) havalanır ve uçarak 2015′in yolunu tutarlar.
Hikayenin hepsini anlatacak değilim, ancak serinin ikinci filminin hemen başında 2015′e gelen kahramanların sayesinde, 1989
yılında hayal edilen 2015′i izleme fırsatını 90′ların başında bulduğumuzda, bu “uzak” gelecek, pek çoğumuz için olabilir gibi görünüyordu. Fakat bugün (2010) itibariyle baktığımızda, bazıları dalga geçse de, ben o zaman hayal edilen gelecekten çok daha ileride olduğumuzu düşünüyorum.
Öncelikle uçan araba hayali haricinde o dönemde tasavvur edilen bir çok şey, 2010 yılında çok daha ileri seviyede. Bunlar neler mi hadi bakalım
1. Gazete
2015 yılında insanlar hala gazete alıyorlar ve anlatıldığı kadarı ile başka bir yayın aracı da yok. Oysa günümüzde güncel gazetelerin son hallerini internetten, laptop’tan, cep telefonumuzdan takip edebiliyoruz.
2. Haberleşme aracı olarak Faks
Marty’nin patronu tarafından kovulduğu evin heryerinde mevcut faks’lara geliyor; halbuki bugün, faks oldukça ilkel bir iletişim aracı, bunun yerine e-mail kullanıyoruz.
3. Duvara asılabilen ince televizyonlar
Led teknoloji ile filmde gösterilenden çok daha ince televizyonlara sahibiz

4. Kendini kurutan mont, ve Ayağa göre ayarlanan Nike

Kabul etmek gerek, bunu daha yapamadık, ancak nanoteknolojinin tekstildeki yoğun kullanımı ile birlikte bu tür iptidai yöntemlere başvurmadan çok daha ileride ürünler yapılabileceğini not düşmek gerek.
5. Görüntülü konuşma
Skype?

6. Akıllı evler
Bu her ne kadar yaygınlaşmamış olsa da, çok daha ileri derecede konfor sunan akıllı evler mevcut
7. Cep Telefonu
Bu boyundan bağlamalı portatif telefonun yerini nelerin aldığını gösterecek değilim.

7. Şehir meydanındaki 3-D köpekbalığı
Yakın zamanda James Cameron ve Phil Jackson’la yapılan bir röportaj’da 3-D’nin evlerde yaygınlaşmasının çok da zaman almayacağını söylediler.
![]()
Uçan araba konusuna geri dönecek olursak, şunu söylemek lazım: daha 5 senemiz var..
Ama bence daha heyecan verici olan şu:
Önce:
Sonra:











Gunumuzde filmdeki teknolojiye sahip olsak ta pratikteki kullanim sekli daha farkli. Tabi ki bu bir film oldugundan seyirciye verilmesi gereken mesaj kaygisiyla bu teknoloji insanlarin gozune gozune sokarak yansitilmis ekrana. Ama bir “Jetgiller” tarzi yasam icin cok uzun yillara ihtiyacimiz var.
Ha bir de…
“GMC” degil, “DMC” ve “Dolaraine” degil, “De Lorean”
Düzeltmeler için teşekkürler; yıllar boyu dmc’yi GMC olarak düşünen biri olarak çok büyük bir kazanım oldu benim için.
Aslında yazının yazılış amacı, filmdeki 2015 hayalinin fazla uçuk olduğunu düşünenlere bir cevap şeklinde. Blog’un diğer bazı yazılarında olduğu gibi “paleo future” ilgim de mevcut olduğundan, aslında geçmişte resmedilen “gelecek”in her zaman o kadar da gerçek üstü olmadığını söylemek istedim.
Aslında bu farklılıkları fark etmiyoruz, tüm bu teknolojik gelişmeler bir anda entegre oluyor hayatımıza.
Uçan arabalar için 5 değil, en az 100 yılımız olduğunu düşünüyorum.
O zaman su adresi incelemenizi tavsiye ederim:
http://www.terrafugia.com/
O işin şakası; aslına bakarsan ben o kadar da umutlu değilim